Bir gezme, tozma ve etkinlik blogusu.

26 Kasım 2011 Cumartesi

dı SW:tOR Beta Testing Advençır!

Del klavyeye saldırmış;

Oyunla ilgili en ama en kötü şeyleri söyleyerek başlamak istiyorum. Evet, o kadar rezil bir olay vardı ki gece SS almamıza rağmen PC bile kendisi bu rezilliğe dayanamadı ve SS'yi kocaman kara bir dikdörtgene çevirdi.


...


..


.


There was a player named "ju***nb***er" 
Akıl sağlınız için sansürledik, evet.


After that we were like;



Rose pizza kutularını toplamış;

Beta testing maili geldikten sonra hazır yanımda tatilde olan Del ile birlikte deliye döndük. O benden daha bir deliye döndü gerçi, ben onun kadar büyük bir heyecanla beklemiyordum oyunu. Hesaplar açıldı, şifreler hatırlandı ne bileyim, oyun indirildi patchler tamam, sadece serverların açılış saatini beklemek kaldı.


Açılır açılmaz da oyundaydık gerçi ama tüm serverlar doluydu! Amerika'da bir server'a girdik biz de.


İlk açtığımız karakter diyip Del'e bırakıyorum o açtı ilk karakteri çünkü =p


Hapşırık tıksırık salya sümük hasta Del;

Elbette ilk açtığımız karakter Twi'lek Jedi Consular oldu denemek amaçlı. Ben Togruta oynamayı çok istiyordum ama ırk olarak koymamışlardı. Öyle "oyun nası bişi acaba ki" denemek için mavi bir Twi'lek yarattım/tık (?), klasik. Oyuna başladık ama sonra kendimizi (missing scene hesabı) Rose için (benim de merak ettiğim) Sith Inquisitor açarken bulduk. Asaj'ın ırkından, unuttum adlarını şimdi (gah!). 


Rose o missing scene'i doldurmuş;

Ene ne güzelmiş, hobarey ortam süper, ehaha ne güzel gel yavrucum, barış huzur ortamı bir ortamdı Jedi ortamı. Herkes Jedi açmış ama galiba o kadar kalabalıktı ki! İlk yaptığımız şey oyunun ara yüzlerini deşmek oldu. Light side/Dark side barı var. Konuşmaları kendimiz seçebiliyoruz tepkimize göre (hafif mass effect tadında gidiyor bu konuşmalar, seçiyoruz, o o tadda başka bişi söylüyor). Konuşmaların hepsi seslendirilmiş. Daha önce WoW da oynadım, onda böyle bir şey yoktu ve çok can sıkıcı bulmuştum, hani, karakterim kendi cevaplarını versin çok istemiştim.


Neyse, onun dışında derin bir lag mevcuttu (herkesin Jedi'lara hücum ettiği için olduğunu sanıyorum). Karakterler aşırı ince ve uzundu. Göze batacak derecede hem de. Karakter yaratım ekranında uzun bir süre geçirmek de mümkündü tabi, oynaşacak çok şey vardı çünkü. Kamera kontrollerini zor buldum, mouse ve klavyeyi hareket etmek için kullandığımda malladı alet. Duvarlara girdim durdum. Umarım düzeltirler. Genel olarak kamera ve UI hakkında yeniliklere ihtiyaçları var. Ayrıca karakterin loot için ya da saldırmak için tıklayınca koşmaması da biraz sinir bozucu olmuş. Zaten kamera yüzünden hareket edemiyorum, bana kim nerden saldırmış bulana kadar ölüyorum.


Ölmek demişken; ölünce öldüğünüz yerden sizi kaldırması için bir droid çağırabiliyorsunuz. Her öldüğünüzde çağırma süreniz uzuyor. Veya en yakın medical center'da respawn olabiliyorsunuz. Droid  sizi canlandırınca bir süre görünmez olu-


Del medic droidin üstüne atlayıp havada asılı kalır;

Droiiiiiid!!! *-* 


Evet, bakalım karakter yaratımlarından biraz bıdırdayım ben de. Karakterinizin body type'ını yanı beden türünü seçebiliyorsunuz. Uzun ince, über ince, göbekli falan. Ama inceler aşırı ince oluyor ayrıca cidden karakterlerin bacak boyları rahatsız edecek derecede uzun. Benim lisede çizmeye çabaladığım devasa bacaklı anime kızlarına benziyorlar. Onun dışında, ten rengi, saç şekli/rengi, göz rengi, dövmeler, yaralar, dağlamalar (özellike Sith Inq.), makyaj, tentacle, spikes, horns, etc. Seçeneklerin sayısı ırklara/sınıflara göre değişebiliyor. Ben mesela, Twi'lekler için daha çok ten rengi seçeneği olsun isterdim açıkçası. (Rose: Herkes çok klasik karakterler yaratmış çok salak olmuş)


Sonraaaaaa... Rose'unda dediği gibi dialoglarını seçebilmek ve onları karakterinin ağzından duyabilmek çok keyif vericiydi. Seslendirmeler çok iyiydi. Seçtiğiniz class'a göre size özel questler var, doğal olarak ama aynı zamanda size özel "dungeon" mantığı da var (Rose: Story Quest olarak geçiyor ve tepeside "Owner: [Insert Character Name Here]" şeklinde bir yazı çıkıyor ve sadece o hikayeye ait class'lar orada bulunabiliyor).


Rose klavyeyi ele geçirir;

Niye parantezle boğuştuysam?


Sith Inq. çok eğlenceli bir karakter olmuş. Genel olarak Sith ortamını sevdik biz zaten. Hatta öyle ki, Jedi ile bir 10 dakika oynadık ama gecenin devamında saatler boyu Sith görevlerini yaptık. Özellikle havaya uygun questler vardı (gidip birilerine işkence falan ettik, çok eğlenceliydi). Size seçim şansı veren questler falan vardı, isterseniz diğer hikaye karakterlerinden birini gammazlayabildiğiniz vs. İlerde ne gibi bir etkisi olacak emin değilim ama bunları seçebilmek bile çok güzel ve büyük bir yenilik. (Tamam şimdi "Blahblah oyununda da var! diye atlarsanız diye; 3-5 tane MMO oynamışlığım var, ama hepsini oynamadım, ama oynadığım en eğlenceli MMO şu an SW:tOR çünkü yaratık farmlamak, Dungeon farmlamak, Raid farmlamak, PVP seven biri değilim. Level 15 karakterlerle bir hafta boyunca level kaygısı olmadan RP yapmış insanım ben. - Del ordan "Ben de! Ben de! Ben de! Ben de! Ben de!" diye el sallıyor- Bu Roleplay duygusunu çok güzel vermiş SW:tOR. Questler bitince bilemem tabi).


Özellikle Lightside pointlerle doldurabilecek bir Sith karakter ya da dark side pointler doldurabilecek bir Jedi karakter, bunların yanı sıra jedi ve sith olmayan smuggler, bounty hunter gibi karakterler, bütün bunların farklı cevaplarla harmanlanacak farklı seçimler yapılmış karakterler açmak falan derken.... WoW'da cookie cut birbirinin aynısı, aynı questler vs ile can sıkan bir hale gelen alt açma olayı apayrı bir boyuta çıkıyor SW:tOR'da.


Can sıkıntısından Robin Hood temalı smuggler açasım var hatta. Emin değilim var mı ama olabilitesi var bence.


Del "Play ALL the Characters!!" modunda (if you understand this, you're awe-- I mean, you're a 9gagger and still awesome) yazar;

SMUGGLEEEEERS!!!! Ben kesin Jedi Consular ya da Sith Inq. (kısaltıyorum çünkü uzununu hatırlayamıyorum) oynarım falan diye düşünüyordum ama gecenin bir vakti artık hem uykum geldi hem Rose bi' ara ortadan kayboldu (Rose: Sevdiceğimle konuşuyodum >.< ), Cücük'de garip garip bana bakarken bari bir smuggler deneyim dedim ve... ve... böyle, güneşi gördüm, kalpler fışkırdı, gök kuşakları kustum, falan. 


Just 3 words, my fellow friends, "Take Cover" Skill.


OMG! I'm coming for you Han! *runs around the room and takes cover and act like shooting things*


Piçuv, piçuv piçuv!!




(Rose: Tamam çok eğlenmiş, server'lar açılsın ben de bakiyim.)




Next Issue (Niye İngilizce yazıyorsam -Del): Smuggler (for Rose), Bounty Hunter, Jedi Knight, Sith Warrior, etc.




Oh, yes. When we are not in the kitchen we're doing this stuff.

6 Haziran 2011 Pazartesi

KOGing



DELing;
Rose ile ben düşündük taşındık, KOG'un cümle dağarcığına yeni bir şeyler ekleyelim dedik. Ancak KOG o kadar inatçı ki bir türlü öğrenmek istemiyor yeni şeyler, bir kâbustur tutturmuş. Aranızda böyle kendine güvenen dişil ve eril yiğitler mevcut ise bir de onlar şanslarını denesin dedik. Belki siz birkaç yeni cümle öğretmeyi başarırsınız*.

*Yaratıcı arkadaşlar burda halka seslenmektedir ve demektirlerdir ki KOG'a yeni mottolar önerebilecek cengaverler mevcut mudur?


ROSEing
Biraz değişim ve ekleme çıkarmalarla, K.O.G.'un çok da fazla sevilebilen biri haline dönüşebileceği potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Hadi bakalım, pambık eller klavyeye. Go go go!



31 Mayıs 2011 Salı

Doğum Günü Kedisi!


Bugün 1 Haziran efem, kızıl pisimizin doğum günü. Aslında böyle bir şeyler yapmaya pek vaktim yoktu ama birden fark ettim ki, bir dosyayı ancak 9 dakikada kaydeden Photoshop'a boş boş bakarken fark ettim aslında, çayım var, çişim yok, e 9 dakikam var lem daha olsun?! Kendisi sushi kursuna mı bir şeyine bişi bişilerine felan fişmekanına mı ne gitmiş öyle bir şeyler. Twitter'a bile bakamıyorum ki doğu düzgün -_-"

Neyse, hemencecik hızlı bir çiziktirme, scanner ve o sırada kendine gelen Photoshop'un iş birliği ile bunu yapmış bulundum. Gerçi kâğıt kötüymüş biraz ama maksat gülümsetecek eğlencelik bir şeyler olsun, kızıl kedinin doğum günü kutlu olsuuun~!



Neysem, 2 gündür uykusuz ve koca bir aydır meşgul olan Del, blackout geçirmeden önce işine geri döner, esenlikler diler efem.

Not: Blog'un da 1. yaşı yaklaşıyor, amanın.
Not2: Ühü, ne zamanlardır yüz vermiyorum diye blog uyuzluk çıkarıo :'<

29 Ocak 2011 Cumartesi