Bir gezme, tozma ve etkinlik blogusu.
K.O.G. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
K.O.G. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2011 Pazartesi

KOGing



DELing;
Rose ile ben düşündük taşındık, KOG'un cümle dağarcığına yeni bir şeyler ekleyelim dedik. Ancak KOG o kadar inatçı ki bir türlü öğrenmek istemiyor yeni şeyler, bir kâbustur tutturmuş. Aranızda böyle kendine güvenen dişil ve eril yiğitler mevcut ise bir de onlar şanslarını denesin dedik. Belki siz birkaç yeni cümle öğretmeyi başarırsınız*.

*Yaratıcı arkadaşlar burda halka seslenmektedir ve demektirlerdir ki KOG'a yeni mottolar önerebilecek cengaverler mevcut mudur?


ROSEing
Biraz değişim ve ekleme çıkarmalarla, K.O.G.'un çok da fazla sevilebilen biri haline dönüşebileceği potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Hadi bakalım, pambık eller klavyeye. Go go go!



16 Aralık 2010 Perşembe

Panda Rose Entelmiş ki! dı Bale Advençır!

Rose parmak ucunda yükselip içeri girmiş;

Geçen hafta Haşimişcan Kültür Merkezi'nde "7 Kadın" adında bir oyuna gittik. Oyunda bizim alt komşumuz İdil klarnet çalıyordu çünkü (Kendisi konservatuarda şimdi. öyle diyeyim). Orda afiş gördük "Anna Karenina" diye, baleymiş, galasına bilet aldık. Bu gece de toparlanıp gittik izlemeye.

Kostümler, dekor, ışık harikaydı. Yanımızda İdil, orkestranın o kadar da iyi çalamadığını söyledi, o söylediyse vardır bir bildiği. Balerin ve baletler arada sırada ritim kaçırdılar, senkronize olamadılar. İlk perde aşırı uzundu. 2. ve 3. perde nispeten daha kısa ve hareketliydi. Dolayısıyla hiç dikkatimi kaybetmeden izleyebildim.

Sonuç olarak izlenebilir bir bale "Anna Karenina". Ben hikayeyi bilmiyordum, öğrenmiş oldum. Verdiği mesaj uyuz biraz =p "Kadınlar bakın, aşık olduğunuz adam için evliliğinizi bozarsanız sonunda intihar edecek kadar acı çekersiniz" temalı. Döneme bakınca anlaşılıyor zaten. Neyse.

Çıkışta yiyecek masaları ve içecek büfesi gördük. Sonra hatırladık ki gala bu! Önce tabaklardan birine, sonra büfeye yapıştık tabi. Biletler hem ucuz hem de alkollü içecek ve atıştırmalık veriyorlar 8D Babamla beraber tüm galalara gitme kararı aldık xD Ama bi dahaki sefere tabağa el koyucam, böylelikle gidip doldurtabilicem! Yaşasın yemek yemek!

Bir de, kocaman salondu bu, arada tuvalete gitmek istedik ama deli kuyruk vardı (klasik). Biz mini çakallar tiyatro kısmına inip oranın tuvaletine gittik rahat rahat. Kimsecikler yoktu, hihihi! 8D
 Bu macera da öyle geçti. Sahnede bir ara K.O.G.'u görür gibi oldum ama... K.O.G.'un balede işi ne? O.o;

10 Aralık 2010 Cuma

Sitimpank Broş Advençırı!

Rose bol bol gülmüş;

Geçen gün kahvemi içip resim karalarken Del'e telefon ettim. Kendisinden photoshop için Brush istedim ve aşağıdaki konuşma gelişti.


Meğer benim, kendisine yaptığı dişlilerden oluşma Steampunk Broş'u istediğimi samış, gitmiş takı kutusunu deşmiş bulmuş, kargolayacakmış! Artık kapıya gelen kargo elemanına bön bön bakardım. Sora paketi açar WTF geçirirdim xDDD

Ama bir tek bu değil, o gün ne kadar konu konuştuysak hepsinde bir "Ne dedin? Yoğurt mu? Hindi mi yemişler? Dudağından mı öpmüş?!" havası vardı. Bir türlü anlaşamadık ve bol bol güldük.

Bu da böyle bir şey işte 8D

Del;

XD

7 Aralık 2010 Salı

Kataklizm! Bir Hayalkırıklığı Advençırı ve D&R'ın Yüz Karalığı!

Rose önce hayal kırıklığı sonra büyük bir sevinç ve eğlence ile yazmış, şikayet etmiş!

Bugün saat 00.00'dan itibaren WoW: Cataclysm pek çok yerde satışa sunuldu. İstanbul'daki pek çok arkadaş da CE'lerine kavuşmuş, mutlu mutlu resim ve screenshot paylaşıyorlardı. Sinir olup erkenden uyudum dün. (Erkenden kastım da 1 miydi neydi).

Sabah erken kalkıp çıktı vırt zırt işlerimi halledip alışveriş merkezine dayandım. Antalya burası, CE gelirse az gelir, ilk girip almalıyım diye bekliyorum açılsın diye alışveriş merkezi. Sonra insanlar geldi bir sürü daha, bir kaçının suratından ve muhabbetinden belliydi WoW almaya geldikleri. Alışveriş merkezi açılır açılmaz 4 kişi D&R'a koşmaya başladık. Koştuk, merdivenleri çıktık, öbür uca koştuk ve kapıdan içeri paldır küldür girip oyun reyonuna gittik.

Cataclysm yoktu.

Sorduğumuzda daha gelmediğini, muhtemelen akşama doğru geleceğini söylediler. CE içinse, gelip gelmeyeceği belli bile değildi. (etiler ve kanyon'da -10 idi Ce sayısı, çok eğlendim görünce!!) Telefon numaramı bıraktım, Starbucks'a yollandım.

Migros'daki Starbucks'ın orayla sorumlu çalışanı (bilemedim ne deniyor... müdür falan? ama servis ve kahve de yapıyor ama diğerlerinden daha üst, o belli) ile bayağı bir muhabbetimiz var. "Nereye gittin koşa koşa, girişte gördüm seni, bak sen geleceksin diye yeni makineleri kurduk!" diye takıldı bana. Kahvemi aldım, bir şeyler çiziktirdim. Sonra bana French Press ile kahve yapmayı öğretti, beraber French Press'de yapılmış Kenya karışım kahve içip limonlu cheesecake yedik (o insanlarla arkadaş olmanın en tatlı kısımlarından biri, sıcak sohbetler ve ikram kahve/kekler).

Günün özeti, Antalya D&R belki de D&R'ların yüz karası.

Ve de Starbucks FTW!


Bu da Sad Panda. Bunun Stickerını yapmayı planlıyorum xD

Hep K.O.G.'un yüzünden!! T.T

Fakat şöyle bir şey var ki, Can dostum Gabe ile konuştum. Bana İngiltere'den getireceğini söyledi. Ayın 11'i gibi onun eline ulaşacak ve şanslı isem, yılbaşı armağanım olacak Cata CE =) Planların suya düştü Emo Maskot kuzum!

12 Kasım 2010 Cuma

Bir Blog Yarışması Advençırı!! Portabıl Cizıs! Kaçırmayın!

Blogun sol tarafına bakanlar, blogumuza çok kutsal birinin teşrif ettiğini görecekler!

PORTABIL CİZIS!

Photobucket

Ve tabi ki biz de bunu kutlamak amaçlı, Süprüs hediyeli bir yarışma hazırlamaya karar verdik.Tek yapmanız gereken yarışmamızı (varsa) blogunuzda tanıtmak, blogumuzu izlemeye almak ve yarışma sorusunun cevabını buraya yazmak! Doğru bilene şu aşağıda gördüğünüz, DelusionMaker'ın elinden çıkma, süper ötesi Blog Coinleri hediyemiz!

(Not: Fotoğraflardan kesmeyi unuttuğum ve bi daha çekmeye üşendiğim için orda bulunan Evelyn Evenlyn Coinleri hariç tabiy.)

YARIŞMA SORUSU!: Portabıl Jesus Kimdir/Nedir?
a) Yeni Bir Din
b) Saç Tokası
c) Reklamcı
d) Terlik
e) Baş aşağı durarak yeni doğacak kardeşlerinin yumurtasını sıcak tutmaya çalışan iki civciv
f) Doğru Cevap
g) Diğer (eğer bilemeyin diye aslında doğru cevabı buraya yazmadığımızı ve böylece kendimizi bir şeyler yapmak kargolamak zahmetinden kurtarmayı düşündüğümüzü sanıyorsanız ve bunu iddia ediyorsanız yorumunuzda Portabıl Cisız'ın sizce aslında ne olduğunu belitiriniz)

Son Katılım Tarihi: 21 Kasım!

10 Kasım 2010 Çarşamba

K.O.G. Her Yerde Ep.2 ve K.O.G. Ayıraçları

K.O.G. HER YERDE!!!!







( Bir dahaki sefere kitapçılardan kitap aldığınızda, K.O.G. ayıracı çıkabilir içinden, ısrarla arayınız! Her biri birbirinden farklı olup, tamamen el yapımıdır! )

5 Kasım 2010 Cuma

Blog Paraları! Yippu!

Rose kıkırdamış;

Dayanamayıp bunun fotoğrafını çektim.
Bizim, blogumuzun ve çok sevgili K.O.G. 'umuzun gazoz kapağı paraları!
:3

( Dayanamayıp "ÖRNEKTİR" yazasım geldi üstlerine. Ama bilemedim, link yazdım ben de. )

2 Kasım 2010 Salı

Rose'un Ev Hali

Rose odasından bildirmiş;

İşlerin biriktiğini farkeden Rozicik, masanın arkasından onu süzen K.O.G.'a aldırmadan düşen mavi koyunlu kupasına kahve doldurup iş yapmaya başlamış...

(Ben çizdim bunu iki dakikada. O kadar soğuk ki odam! Şalım ve Kahvem en güzel dost bana)

15 Ekim 2010 Cuma

K.O.G. Sandık Dergi'de!


Bir birinden başka maceralara koşan K.O.G. çok yakında Sandık Dergi'de,
Dergi Halkı ve Okuyucularının başlarına musallat olma yolunda!

4 Ekim 2010 Pazartesi

Dı Advençırs of K.O.G. - 2 ve 3



Rose bir şeyler demiş;
Dedim ya K.O.G. beni yurtdışı macerasında da rahat bırakmadı diye? Budapeşte ve Viyana'da karşıma çıkmaya çalışıp beceremeyen K.O.G.'a sevgilerimi iletiyorum buradan =)

(Sziget'e gelemeyen K.O.G. dışarıdan bize bağırırken. Betty benim ablam bu arada <3>- Rose)

(Viyana'da Karlskirsche'deyken birileri bir şey bağırdı ama... Omg KUTSAL K.O.G.!! - Rose)

( Bunları hep ben çizdim ki. - Rose )

19 Temmuz 2010 Pazartesi

K.O.G. Gypsy'de !

Del'in Antalya'da olduğu vakit, bir anda karşımıza çıkan K.O.G.

O HER YERDE!!!

Israrla Gözleyiniz.



13 Temmuz 2010 Salı

Dı Advençırs of K.O.G. -1-

Del şöyle buyurmuş;

Naber? Biz çok eğlendik. Ya siz?


Rose da böyle buyurmuş;

K.O.G.' un ilk macerasına hoş geldiniz! Önceleri çok geyik bir espriden ibaret olan bu şey, zamanla kendine ait bir bedene ve isme büründü, şimdi de karşınızda xD Biz her gün başka başka K.O.G. macerası kurup çizip kopuyoruz, umarık siz de beeenirsiniz :3 Bu maceraaa Bodrum'da geçiyor ^^ .

Yazar & Çizerlerin notu: Başlığı çizen Rose, Advençırı çizen Del.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Bir Adrasan Macrası: dı Kampansiyon!

Del tarafından çizilmiştir.
(Okuyamayanlar için: "Burası deniz, yüzüyoz biz :3")

Rose bıdı bıdı konuşmuş;

Biz Bodrum'daykene bir anda telefonum çaldı. Arayan annem "Biletinizi cumaya alın, cumartesi Adrasan'a gidiyoruz. Pazar babanın doğum günü." Biz de direk pazartesi gecesine olan biletlerimizi değiştirdik ve yollara koyulduk.

Eve sabahın 6-7si gibi geldik. Cücük dı Catzilla bize azıcık gıcıklık yaptıysa da, Del ile güç bela koca bir tabak krep hazırladık. Çok sevgili ablacığım Betty Boop'da evdeydi, böylece Adrasan yollarına düşmeden önce cümbür cemaat güzel bir kahvaltı yaptık.

Adrasan'a yolculuk uzun, virajlı ve mide bulantılıydı. Orda bir pansiyon ayarlamış bizimkiler, arkadaşları da kamp yapacakmışmışmış. Babamın şaraplarından ve rakısından da götürmüştük yanımızda. Annem de bi ton yemek yapmıştı. Hemen odalarımıza geçip onlşarı yerleştirdik falan. Denize girdik yüzdük.

Genel olarak ortam çok güzeldi, sakindi. Pansiyonumuzun servisi güzeldi ayrıca patates kızartması istediğinizde size ev patatesi getiriyorlardı (superfresh falan değil! yummm leziz ev pattesi <3).>

Sonra gece oldu. Anlaşılan o ki tek yiyecek bir şeyler getiren annemdi xD. Pates salatası, biberdolması, tonbalıklı salata ve bir dilim börekten oluşan mamalarımızı yiyip yıldızların altında uzanıp şarap içtim. (Del bu sırada GAAARK! VODKAAA! diye eğleşmekteydi yanımda.)

Bir ara odaya gitmişiz uyumuşuz. Ben o kafayla 32 cevapsız çağrı bırakarak rekor kırmışım. Sonra sabah olmuş.


Del yeni uyandığı için esneyerekten;

<3>

Neyse, Aldarsan.. Adrassan... Arsan... sss.... ne boksa orası bayağı keyifliydi. Rose'un annesi ilk aradığında kamp mı yapacaz pansiyonda mı kalacağız belli değildi, o yüzden ben ajandama "kampansiyon" diye not düşmüştüm. Sonra geri dönüp onu okumakta her defasında zorlanıyorum ve "ne lan bu?" diyerek bakıyorum.

-çiş molası-

Hah, geri geldim. Öyle işte keyifliydi falan, yıldızları izledik ben büyüyk ayıyı ya da küçük ayıyı buldum bir ara ama hangisiydi emin değilim. Bu arada tanıdık bir yüz gördük ama biraz garip bir durum oluştu, biz algılayamadık pek. Neyse K.O.G.'da oradaydı bizi mi takip etti yoksa tatile mi gelmişti emin olamadık.


Rose tarafından çizilmiştir.
(Ama orası bel hizasını geçmiyo? Dip? Hmmm - Rose)